|
Aktüel Vectra kullanıcıları ve henüz
Vectra sahibi olmuş olanlara kötü haber: Vectra ailesi Signum’lar dahil
olmak üzere yepyeni bir tasarıma kavuştu!.. Üstelik “son” Vectra’lar
2006 model yılı olarak Eylül ayında yollara çıkıyor!...
Bir otomobilin yenilenmesi, bizim gibi
otomobil meraklıları ve elbette yeniliğin sahibi üretici marka için çok
heyecan verici bir gelişme. Fakat, ya o otomobilleri 7 yıl boyunca kasa
değiştirmeyecek diye satın almış kişiler?.. Otomobil modelleri ortalama
7 yıl boyunca kasa değiştirmezken, bu süre içinde en az bir kez
“FaceLift” dediğimiz estetik modifikasyonlar yaşarlar!.. Bu
yenilemelerin bir kısmı motor ve yürür aksamda yapılırken, müşterileri
en çok ilgilendiren (özellikle ikinci el satışta en önemli dezavantaj)
en önemli kısım ise, dış görünümdeki değişikliklerdir!.. Sinyal
lambalarında ya da tamponlarda yapılan vurgusu az değişiklikleri
müşteriler önemsemezken, komple farklı farlar ve ön panjur gibi bir
modeli yepyeni kılan ve “ReStyling” olarak adlandırılan “FaceLift” ötesi
değişiklikler, o modelin sahiplerinin kendilerini “kandırılmış” gibi
hissetmelerine neden oluyor!..
Tam üç yıl önce yeni nesline kavuşan Vectra ise, bir sonraki nesline 4
yılı kala özellikle ön görünümünde “baştan aşağı” değişti!.. Elbette
Opel’in yeni dinamik tasarım anlayışına kavuşturulmak istenmiş olan
Vectra’da ayrıca daha hassas optimize edilmiş direksiyon sistemi, 203
HP’lik 330 Nm maksimum torklu 2.8 litre Turbo V6 benzinli gibi yepyeni
bir motorun yanında diğer motorların modifiyeli versiyonları da
sunuluyor. Yeni ekonomik 1.9 litrelik 100 HP’lik fakat 260 Nm maksimum
torka sahip CDTI’ın dahil olduğu tüm diesel versiyonların servis
gerektirmeyen partikül filtreli olacağı, daha iyi yol tutuş için
geliştirilmiş aktif şasi kontrol sistemi IDS’in sunulacağı, Continous
Damping Control, Adaptive Forward Lightning ve Trailer Stability Assist
gibi teknolojiler de “son” Vectra’nın sürprizleri arasında.
3’üncü nesil Vectra’dan şu ana kadar 600 bin adet satılmış olması,
önemli bir başarı olarak kabul edilse de, sanıyoruz yeni Astra’nın
köşeleri dönen far şekli, fazlasıyla beğenildiği için yeni Vectra’da da
bu tasarıma geçilmesi fikrini hızlandırdı. Silindirik ve krom kaplı
sportlarıyla yeni farlar, yeni motor kaputu çizgileri, geniş bir kuşak
gibi Opel amblemini taşıyan petek dokulu yeni panjuru ve büyük hava
girişleriyle sis farlarına da sahip tampon altı formu, “son” Vectra’nın
sanki bambaşka otomobilmiş gibi algılanmasına neden olacak!.. Signum da
ise çok büyük bir tampon altı hava ağzı, bu girişin U şekilli krom
çerçevesi ve sis farlarının da kromaj vurguları dikkat çekiyor. Kabin
içindeyse deri dokusuna sahip yumuşak plastik panellerin arasında üç
kollu sportif direksiyon simidi, köşeleri yuvarlatılmış havalandırma
ızgaraları ve kromaj kontrol düğmeleri ilk göze çarpan yenilikler!..
Bu kadar önemli farklılığı başka markalar elbette yepyeni bir nesil
olarak lanse edecekler... Fakat, Opel’ciler sadece “Vectra’da yenilik”
tarifini uygun bularak, biraz politik davranıyorlar ve diğer Vectra
kullanıcılarının kalplerini kırmak istemiyorlar. Ortalama 4’üncü yılda
“FaceLift” geçiren yeni bir otomobil modeli, Vectra gibi henüz 3’üncü
yılında bu kadar erken değiştiriliyorsa, o zaman Opel markasının 3.
Nesil Vectra’sına çok fazla güvenmemiş olduğu da, ya da, müşterileri
kapsayan araştırmalarda Vectra III’ün beğenilmediği de akla geliyor!..
GM gibi dünyanın en tutucu bir otomotiv grubunun en gözde markası Opel,
bu hareketinde, diğer Vectra kullanıcılarını negatif anlamda şaşırtmayı
göze alarak bu değişikliği yapmaya cesaret edebilirken, umuyoruz BMW’nin
3 ve 7 serisilerindeki gibi “hata örtme” politikasını örnek almamış
olsun!.. Chris
Bangle’ın BMW’deki keyfe keder tasarım fikirlerinin sonradan en kısa
vadede değiştirilmek zorunda kalınmış olduğunu hatırlatalım!.. Oysa,
GM’de bu kadar sözü geçen, yönetim kararlarında etkili bir “tasarımcı”
da yok!..
|