|
Topolino, İkinci Dünya Savaşı'nın ağır
tahribatını üzerinden atmaya çalışan Fiat'ın kurtuluş formülüydü.
Mussolini yönetimindeki İtalya’nın endüstriyel alandaki atılımı için bir
lider aranıyordu. Bu görevin adayı, savaşın yaralarını gizleyebilen,
hızlı bir yükseliş ivmesi yakalamak için gerekli popülariteyi bünyesinde
barındıran bir sektörden belirlendi. Tahmin ettiğiniz gibi görev için
adı çizmeyle birlikte anılan Fiat tercih edildi.
Büyük bir misyonu temsil eden Fiat
kurmayları, lüks otomobiller yerine minikleri tercih ederek daha
geniş kitlelere ulaşmayı hedeflediler. Savaşın hemen ardından
görücüye çıkan Topolino modeli İtalyan üreticinin mini sınıfa
yönelik planlarını ortaya çıkaran ilk otomobildi.
Sadece 569 cc hacminde, 13 HP güç üreten bir motorla otomotiv
arenasına çıkan Topolino, Fiat 500 projesinin temelini
oluşturuyordu. ‘48 yılında ilk prototipleri üretilen aracın seri
üretimineyse ancak dokuz yıl sonra başlanabildi. Üretimin sona
erdiği ’75 yılına kadar tam 3.5 milyon Fiat 500 sokaklarda
dolaşıyordu.
Şu anda bu araçların 600 bin tanesi halen İtalya caddelerinde
ilerliyor. Otomobil, tamamıyla bugünün mikro şehir araçlarına bir
referans niteliğinde... Hatta aracın 2004 Cenevre Otomobil
Fuarı’nda, Trepiuno isminde modern bir konsepti de tanıtıldı.
Orijinal Topolinolar’da dört silindirli su soğutmalı bir motor
kullanılmasına rağmen yeni versiyon olan Fiat 500’de hava soğutmalı
ve iki silindirli bir motor tercih edilmişti. Bunun en büyük
sebebiyse içeride dört kişiye yer açmaktı. Otomobilin 17 HP güç
üreten motoru 479 cc ve 594 cc’lik iki versiyona sahipti.
Otomobil kısa sürede İtalya halkına kendisi sevdirmeyi bildi. Hatta
‘500’lüler Kulübü’ başta olmak üzere birçok hayran kitlesini de
peşinden sürükledi. Ancak otomobilin çevreye çok fazla zarar
verdiğini iddia eden çevreciler üretimin durdurulması için
kampanyalar başlattı. Cevap fazla gecikmedi… Tüm basın mecralarını
kullanan Fiat 500 hayranları bu kampanyanın durdurulması için
mücadele etmeye başladılar. Firmanın bir sembolü haline gelmiş olan
bu otomobili her halükarda korumak istiyorlardı. Ancak çevrecilerin
yılmaya niyeti yoktu. Ülkenin önde gelen derneklerinden
Legambiente’nin başkanı Roberto della Setta, bir demecinde çevreye
olan borcumuzun artığını ve bunu ödemenin zor olacağının altını
çiziyordu. Ve sözlerini şöyle bitiriyordu: “Bu otomobili affetmek
hiçbir akıl ve mantığa sığamaz!”
Aracın popülaritesi herşeye rağmen artmaya devam ediyordu. Gençler
tarafından özellikle tercih edilen otomobil yeni aşkların da meyvesi
oluyordu. Şu anki İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin geçtiğimiz
yıllarda söylediği bir söz bunu çok iyi özetler nitelikte: ‘Ben
dahil, pek çoğumuz ilk kez bir Fiat 500’ün içerisinde öpüşmüştür’.
İngiltere’de faaliyetlerini sürdüren ‘British Fiat 500 Club’ başkanı
Carl Allan ise İngiltere yollarında 500’üyle gezerken birçok İtalyan
turistin kendisini durdurup otomobille ilgili anılarını paylaştığını
ifade ediyor. Evini taşıyanlar, kalabalık ailesiyle yolculuğa
çıkanlar, ev hayvanlarını beraberinde gezdirenler ya da sadece
yolların keyfini çıkaranlar... Bu minik otomobille yapılmayacak iş
yok gibi!
Fiat 500 hem sevimli, hem de keyifli bir otomobil. Şu anda halen
yollarda görülebiliyor olması ise ona duyulması gereken saygının
sebeplerinden sadece birisi...
|