Şirket

17 Mayıs 2005 | AKSİYON

Fotoğrafı büyütmek için tıklayın

İlk yerli tramvay

 

İlk yerli tramvay olan RTE 2000'i tasarlayarak yüzde 60 yerli malzemeyle imal eden İstanbul Ulaşım A.Ş., 2006 yılında Alman ortaklarla seri imalatı hedefliyor.

 

İlk yerli tramvayı tasarlayarak yüzde 60 yerli malzemeyle imal eden Türk mühendisler, yeni raylı sistem araçlarının üretim projelerine de imza atmak istiyor. Büyükşehir Belediyesi'ne ait metro ve tramvay araçlarının işletmeciliğini yapan İstanbul Ulaşım A.Ş. bünyesinde RTE 2000 araçlarını üreten mühendislerin gözü 2005-2006’da Alman şirketleriyle gerçekleştirilecek ortak üretim projelerinde.

Ulaşım A.Ş. yetkilileri, metro ve tramvay araçları gövde prototip imalatçısı Fahrzeugtechnik Dessau AG ve araç elektrik ekipmanları sağlayıcısı Wossloh-Kiepe şirketleriyle işbirliği yaparak yerli tramvay, alçak ve yüksek tabanlı hafif metro (LRT) araçları imalatını hedefliyor. Finansman sağlanması halinde yerli tramvay üretiminde seri üretime bile geçilebilecek.

RTE (Railway Transport Equipment) tramvayı serisinde şu ana kadar üç araç üreten ekip, RTE 2005’i önümüzdeki günlerde hatta alarak deneme sürüşlerine başlayacak. Asıl amaç ise araçların 2006 modelini hatta ihtiyaç duyulan tramvayların seri üretimini gerçekleştirebilmek.

İstanbul’un yakın dönem hafif metro ve alçak tabanlı araç ihtiyacını bin araç olarak hesapladıklarını anlatan İstanbul Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Süleyman Pektaş, AB normlarında araçların mühendislik tasarımlarının tamamını; gövde, iç ve dış giydirme, buggi (araç taşıyıcı aksamları), montaj ve testlerinin yüzde 60-70’ini yerli olarak imal edebileceklerini söylüyor.

Her şey 250 bin dolarlık CAD/CAM/CAE yazılım yatırımıyla başladı

Ulaşım A.Ş., 1997’de bünyesinde bir ekip kurarak işe başlar. Marmara Üniversitesi’nin endüstriyel tasarımı yaptığı ilk aracın yerli mühendislik hesapları yapılır, imalat oranları belirlenir. 250 bin dolarlık yazılım yatırımı yapılır. Çoğu İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak Mühendisliği ve Elektronik fakültelerinden olmak üzere akademisyenlerden oluşan 12 kişilik bir mühendis kadrosu oluşturulur. Part time çalışanlar ve 22 kişilik Ulaşım A.Ş. ekibiyle birlikte yerli tramvayın tasarım ve üretim aşamalarına geçilir. Mart 1999’da bitirilip Eminönü-Zeytinburnu hattında hizmete sunulan RTE 2000 modeli ile ilk yerli tramvay üretimi gerçekleştirilmiş olur.

Mühendislerin gayreti tozlu raflarda kalmasın

Başından beri projenin içinde yer alan İstanbul Ulaşım A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Ömer Yıldız, “İşe ilk başladığımızda 20 tane metro aracı kadavra olarak yatıyordu. Milyon dolarlar yatırılmasına karşın, yedek parça olmaması, güzergâhların bitmemesi nedeniyle bekledi bu araçlar. Araçtan araca yedek parça aktarımıyla başlayan mühendislik süreci 1997 Haziran’ından itibaren projelendirildi.” diye anlatıyor o günleri. Türk mühendisliğinin başarı hikâyesinin tozlu raflara kaldırılmamasını, yeni projelerle demiryolu sanayiinde atılımların hızlandırılmasını istiyor.

İstanbul’da raylı sistem araçlarına ilk ihtiyaç duyulduğu 1989’da İsveç’ten 2,5 milyon dolara ABB marka araçlar satın alınmıştı. Araçları üreten fabrikalar kapatıldı, şirketler el değiştirdi. Ancak bu araçlar 14 yıldır hâlâ hizmet veriyor. Demiryolu sanayiinde yaşanan bu hızlı gelişmeler, yüz milyon dolarların yatırıldığı araçların atıl kalması riskini doğurdu. Her aracın tamiri, teknik detayları Türk mühendislerce öğrenildi. Dörtlü diziler halinde çalışan araçlar, tramvay hattında kullanılmaya başlayınca ikili diziye dönüştürüldü. Araçların sürücü kabinleri Türk mühendislerince eklenip geliştirildi.

Ar-Ge Müdürü Murat Kavak, İstanbul’un hafif metro ve tramvaya kavuşmasından sonra 1994-1997 arasında ciddi bir tecrübe süreci yaşandığını anlatıyor. Raylarda meydana gelen her kazanın proje üreten ekipte kendini sürekli geliştirme ihtiyacı doğurduğunu aktaran Kavak, raylı sistem araçlarının yerli mühendislerce tasarlanıp üretilmesinin maliyeti yarıya indirdiğini söylüyor. RTE 2005 adıyla test sürüşlerine başlayacak yeni aracın proje ve üretim maliyeti 750 bin Euro civarında.

1000 dolarlık aynalar 40-50 dolara düştü

Proje grubu kurulmadan önce hatlarda meydana gelen kazalar ve sonu gelmeyen bakım masrafları dışa bağımlılığı körükledi. Satın alınan araçlarda klima bile yoktu. Projeleri klima takmaya uygun olmadığı için 10 milyon dolarlık yatırım göze alınmasına rağmen her araca 2 ton ağırlık ekleneceği gerekçesiyle yabancı üreticiler bile bu işten uzak kaldı. Özel bir proje grubu 600 kilogramlık klimalarla sorunu çözüp araçları klimalı hale getirdi. O zaman yabancı bir mühendisin Türkiye’ye bir haftalığına gelişinin maliyeti 10 bin doları buluyordu. Yerli mühendis ve ara kademe elemanları yetişince önce tasarım süreci, sonra da yedek parça imalat sanayii süreci yaşandı. O günlerde başlayan hareketlilikle bugün 266 yerli firma yan sanayi kuruluşu olarak üretim yapıyor. Demireller, Göçmenler, Cer Çelik, Ostim, Termo Makina gibi onlarca yerli imalatçıya da kapı aralanmış oldu. Metro araçlarının 1 milyar liraya yurtdışından satın alınan aynaları Davutpaşa’daki imalatçıların elinden 30-50 milyon liraya üretilir hale geldi.

Uçak mühendisleri tramvay tasarımı yapıyor

Ar-Ge Tasarım Mühendisi Kazım Can, uzay-uçak ve otomotiv sektöründe kullanılan tasarım programlarıyla 7 yıldır a’dan z’ye metro araçlarının her şeyini tasarladıklarını söylüyor. Boeing, Airbus, Toyota, Mercedes gibi firmaların kullandığı CATIA V5 programı ile aracın tasarımı yapılıyor. Sonra prototip çıkarılması, test ve imalat süreçleri yaşanıyor. Araç tamamlandığında ray üstündeki denemelerle eksikler tamamlanıyor. 15 yıllık uçak mühendisi Harun Yüzgeç, RTE projesinde civatasından elektronik aksamına kadar tüm mühendislik aşamalarının hesabını çıkaran isim. 100 bin Euro’luk manyetik frenin mühendislik hesaplarını çözüp, modeli çıkarıldığında maliyetlerin onda birlere düştüğünü anlatıyor. Yüzgeç, “Teknolojiyi satanlar hiçbir zaman mühendislik bilgisini satmıyor. Bunu ancak araştırma geliştirme birimleriyle kendi mühendisleriniz yapar. Yerli üretimin temelinde bu yaklaşım olmalı.” diyor.

On ikisi mühendis 35 kişilik ekibin içindeki tek bayan olan Ortadoğu Üniversitesi mezunu Hacer Çeri, metro araçlarının en pahalı aksamlarından araç kontrol sistemleri üzerinde çalışıyor. Milyonlarca dolara mal olan elektronik kontrol sistemlerinin yazılımlarını geliştirmek, en pahalı aksamların maliyetlerini yarı yarıya düşürmek onun işi.

Mart 1999’da hizmete giren RTE 2000 tramvay aracı Ağustos 2004’e kadar 174 bin kilometre yol yaptı. Hatta çıktığı ilk günlerde seçim yasaklarına takıldığı için çok sesi duyulmayan RTE araçları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Bombardier firması arasındaki pazarlıkta koz olarak kullanıldı. Bu sayede, Bombardier’den satın alınan araçların maliyeti 1,5 milyon dolara kadar düştü. Dört araçtan oluşan yerli filo Sultançiftliği-Edirnekapı hattında kullanılacak. Alman Fahrzeugtechnik Dessau AG ve araç elektrik ekipmanları sağlayıcısı Wossloh-Kiepe şirketleriyle yapılan düşük tabanlı metro aracı prototipleri ise Ocak 2006’da bitecek. Yabancı yatırımcılar, Ulaşım A.Ş. ve yerli ortakla yatırım kararı alınmasının ardından üretim için kollar sıvanacak.

Dünya kentlerinde hızlanan metro yatırımları nedeniyle araç fiyatlarında bir artış gözleniyor. İstanbul’un metro aracı ihtiyacını karşılamak için yapılan görüşmelerde araç başına verilen fiyatlar 2,3-3 milyon Euro arasında değişiyor. Tasarım ve mühendislik aşaması Türkiye’de yapılmış bir tramvayın maliyeti araçta kullanılacak malzemelerin yerli imalatçılarca üretilmesi halinde 1,5 milyon dolara düşüyor. İstanbul Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Süleyman Pektaş’a göre, bin araçlık filonun imalatı için 2 milyar Euro’luk finansman ihtiyacı var. İlk etapta 150-200 milyon Euro’luk finansmanın karşılanması halinde yerli tramvayda seri üretim gerçekleştirilecek.
 


Ana Sayfa | Tüm Dizaynlar | Haftanın Dizaynları | Dizayn Gönder | Tüm Haberler | Forum | Hakkında | Site Haritası | Reklam Verin | e-mail