|
Norveç yapımı Flåklypa
Grand Prix isimli filmi izledi, hayatı değişti. Film, hayalindeki
arabayı üretmek için mücadele eden bir otomobil tamircisinin
hayatını anlatıyordu.
Filmi izledikten sonra benzer bir hayali kendisi kurmaya başladı ve
oldukça maceralı bir zaman diliminin ardından içindeki bu tutkuyu,
hem gerçeğe, hem de bir dünya markasına dönüştürdü. Bunu yapan,
İsveç'in medar-ı iftiharı olarak kabul edilen Koenigsegg'in
ardındaki isim, Christian von Koenigsegg'den başkası değildi. Öyle
ki, aşırı gerilim ve çok çalışmaktan dolayı alopecia areata
hastalığına yakalandı, saçları ve kaşları döküldü.
“Siz vazgeçene kadar hiçbir şey sona ermemiştir. O halde, siz
vazgeçmezseniz, hiçbir hayal sona ermez.” şeklinde özetliyor
Koenigsegg, oldukça tempolu geçen bu dönemi. “Hayalimdeki arabayı
yapmak için en azından bir şeyler üretmeye başlamam gerekiyordu.”
diyen tutkulu girişimci, 20 yaşına geldiğinde bir arkadaşı ile
birlikte şirket kurmuş. “Oysa elimizde üretecek ya da satacak bir
şey bile yoktu.” diyor, o günleri hatırlarken. Evlerindeki
kullanılmayan çamaşırhaneyi büroya dönüştürmüş, bir bilgisayar ve
faksla işe koyulmuşlar.
İkili, ilk etapta herhangi bir şekilde para kazanmaları gerektiği
için, ne yapacaklarını o kadar fazla düşünmemiş. Başlangıçta bir
kadın parfümü geliştirerek, gazete ilanlarıyla satmışlar. Buradan
kazandıkları parayla da Estonya'daki bir Rus işadamının tavsiyesi
üzerine bu ülkeye tavuk satmaya başlamışlar. Koenigsegg, ilerleyen
yıllarda da döşeme, içecek ve kâğıt torba işinden oldukça büyük
paralar kazanmış. Para kazandıktan sonra kendisine şunu sormuş: 'Ben
gerçekte ne yapmak istiyorum?' “Cevap zaten hep aklımdaydı.” diyor
Koenigsegg: “Spor araba yapmak istiyordum!” Bu fikrini, tam da
İsveç'in ünlü araba markalarının dünya piyasasında kriz yaşadığı bir
dönemde, 1994'te, yakın arkadaşı Mikael Bergfeldt'e açmış.
Christian, bilgisayar başına geçip; Ferrari, Porsche gibi arabalara
rakip olabilecek bir model tasarlamak istemiş, ama bu işi bir
uzmana, şimdi İsveç'in en önde gelen tasarımcılarından, o zaman ise
endüstri tasarımcılığı bölümünden henüz mezun olmuş arkadaşları
David Crafoord'a bırakmışlar. Üç kafadar, etraftakilerin alaylı
bakışlarına aldırmadan işe koyulmuş. Büyük firmalardan deneyimli
isimleri transfer etmişler. İlk prototipin ardından sıkı bir ekip
çalışmasıyla sınırlı seri üretime geçilmiş. “Birbiri ardına
katıldığımız oto fuarları ve aldığımız tasarım ödülleriyle kademe
kademe hayalimizi gerçekleştirdik.” diyen Koenigsegg, 2004 yılında
İsveç'te yılın girişimcisi seçilmiş. Koenigsegg’in şimdiki hedefi,
yeni tasarımları 806 hp ile hız rekorlarını daha da yukarı taşımak.
BİR HAYALDEN DÜNYA MARKASINA
| 1995 |
Tasarımı yapılan araba 1 yıllık çalışmanın ardından hazır
hale geldi |
| 1996 |
Yarış pilotları arabayı denedi. Performans beklenenin
üzerindeydi |
| 1997 |
Koenigsegg CC model prototip Cannes Film Festivali'nde
tanıtıldı |
| 1999 |
Modelin dış görünümünü son haline getirdi |
| 2000 |
İlk araba üretildi. Paris Motor Show'da görücüye çıktı |
| 2001 |
Gümüş renkli ilk CC, fuarda büyük beğeni topladı. Tasarım
alanında ödüller aldı. İsveç'te yılın otomobili seçildi |
| 2002 |
CC geliştirildi ve CC 8S ismiyle Cenevre Otomobil Fuarı'nda
tanıtıldı |
| 2003 |
CC 8S, dünyaca ünlü test pilotu Loris Biccochi tarafından
sınandı. BBC kanalı otomotiv programı, CC 8S'ı en hızlı
sokak arabası olarak ilan etti. Aynı yıl bu özelliğiyle
Guiness Rekorlar Kitabı'na girdi. Koenigsegg üretim
tesisleri, Ängelholm yakınlarındaki askeri hava üssüne
taşındı |
| 2004 |
Yeni 806 hp modeli geliştirildi ve Cenevre Otomobil
Fuarı'nda tanıtıldı. Koenigsegg'in 30 kişilik ekibi, 806'nın
yeni bir dünya hız rekoru kırması için çalışıyor |
|