|
Kaportacı Necdet Aktay 1969 model
otomobilin parçalarını kullanarak, fotoğraflarda gördüğü Ferrari 512
modelinin benzerini yaptı. Ancak bürokrasi duvarını aşamadı.
Van'da, 1969 model otomobilin parçalarını
kullanarak, fotoğraflarda gördüğü ve Türkiye'de belli sayıda bulunan
Ferrari marka otomobili yapmayı başaran kaporta ustası Necdet Aktay,
trafiğe çıkmak için bürokratik engellere takılarak
ruhsat
alamadığı otomobilini sökerek hurdacıya satmaya karar verdi.
Van Oto Sanayi Sitesi'nde 33 yıldır kaporta ustası olarak çalışan
Necdet Aktay, piyasada hurda amaçlı satılan 1969 model Peugeot marka
otomobilin aksamını 1996 yılında satın alarak, bir otomobil
dergisinde gördüğü
Ferrari 512
tipi spor otomobil yaptı.
8 yıl boyunca kendi elemeği ile yaptığı Ferrari 512 tipi spor
otomobiline ruhsat almak için çok uğraştığını anlatan Akta, yıllarca
hayalini kurduğu Ferrari'yi alacak parası olmadığı için bu
arabaların fotoğraflarına bakarak aynısını yaptığını söyledi. Aktay,
8 yıl boyunca gece-gündüz demeden Türkiye'de belli sayıda bulunan
otomobilin aynısını yapmayı başardığını belirtti.
20 milyar liraya mal ettiği aracına ruhsat alabilmek için Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı'na baş vurduğunu ifade eden Aktay, "Bakanlık, araç
yönetmeliğinin 119. maddesinin 'H' bendinin (belli marka tip ve
modeldeki motorlu bir aracın yönetmelikte ön görülen bir ve birkaçı
yapılarak yeni model veya bir başka araç yapılamaz) ibaresi yer
aldığı için otomobilime ruhsat verilmedi" dedi.
Çalmadık kapı bırakmadığı ifade eden yerli Ferrari ustası Aktay,
arabasına ruhsat alamayınca pes ettiğini söyleyerek, "Ruhsatı
olmadığı için yaptığım aracımı trafiğe çıkaramıyorum. Kullanamadığım
aracımı her gördüğümde içim yanıyor. Bu nedenle bütün aksamlarını
parçalayarak kilo işi hurdacıya satmayı kararlaştırdım. Bu ülkede el
emeğine saygı duyulmuyor. 8 yıllık emeğim boşa gitti. Yıllarca emek
verdiğim arabamı trafiğe çıkaramıyorum. Bende aracımı parçalamadan
önce çalıştığım sanayi sitesinde son bir tur atıp ve ondan sonra
parçalayarak hurdacıya satacağım" şeklinde konuştu.
|